الله اكبر....
  Oğuz Sütçü - (SOMALİ)
 





Oğuz Sütçü
Somali


Şehid (inşallah) Oğuz Sütçü'nün Babası İle Roportaj.. 30/04/2007  Geçtigimiz ay Somalide sehadete eren Oguz Sütçü kardesimizin babasi muhterem Mustafa Sütçü ile sehid olan kardesimiz hakkinda kisa bir hasbihal ettik. Sehidin yasami ve idealleri mücadelesi ve özel yasamindan kesitler veren muhterem Mustafa Sütçü oldukça sevecen ve acisina ragmen sicakkanliligini koruyan bir tavirla yaklasti bize. Resim alinmamasi sartiyla kendisiyle yaptigimiz söylesiyi dergimizde de yayinlayabilecegimizi söyledi, kendisine tesekkür ediyoruz. Mustafa Sütçü Ilahiyat mezunu bir din görevlisi iken önce Almanyaya ardindan da Isviçreye giderek yerlesmis. Burada bir Müslüman hanimla evlenmis ve çocuklarida orada dogmus. Mütevazi tavirlariyla dahada çok sevdiriyor bize kendisini, bizi otobüsten indigimiz yerde karsilayarak sürpriz yapan Mustafa amca ile beraber kisa bir hal ve hatirdan sonra evlerine dogru yol aldik. Yanimda Oguz Sütçü kardesimizi cepheden taniyan ve orada iken beraber oldugu Alman Müslüman Abdullah’ta var. Abdullah alman ordusunda görev yapmis özel bir birimde kalmis ve cephe sartlarinda nasil hareket edilmesi gerektigini bilen inanmis bir Müslüman, tam bir Osmanli hayrani, sapsari saclari ve sakallariyla Egenin yanik tenli köy çocuklarinin dikkatini çekiyor, yüzünde bir gülümseme ve etrafindaki çocuklarin merakli bakislarina sempatik tavirlarla karsilik veriyor. Abdullah kardesimizle beraber aileye Oguz Sütçü’nün sehadetini haber verme isi bize düstü. Sehidin babasi ile bulusana kadar bu sehadet haberini nasil verecegimizi konusduk yol boyunca Abdullah’la beraber. Ev, Mustafa amcalarin iznini geçirdikleri yer , Egenin güzel bir köyü insanlar sevecen ve yabancilara karsi baya meraklilar. Ev halkinin yüzünde ne oldugunu anlamis bir ifade görüyoruz . Sultan anne rahatsizlanmis olmasina ragmen yattigi yataktan kalkip yanimiza kadar geldi ve sicak bir sekilde karsiladi bizi, önce yol yorgunlugunu atip yemeklerimizi yedik hem çay fasli hemde haberi duyurma aninda yutkunarakta olsa sehadet gibi bir olayin kayip degil kazanim oldugunu anlatmaya çalisirken Sultan annenin hiçkiriklari geldi kulagimiza , ardindan Mustafa amca kalkip yanimiza geldi ve Abdullah ile beni kucakladi önce , sonrada iki rekat namaz kildi Mustafa amca. Iki gün boyunca misafir edildigimiz evde Mustafa amcanin ailesinde tam bir Müslüman aile imaji gördük , onlari dahada çok sevdik . Ikinci gün sehidin babasiyla dergimizde yayinlanmasi için bir röportaj gerçeklestirdik , iste o röportaji sunuyoruz sizlere.


Mustafa Seyfullah Kiliç: (M. Kiliç):
Bize sehidi biraz tanitirmisiniz kimdir Oguz Sütçü ?

Mustafa Sütçü: (M Sütçü):
Oguz benim ikinci çocugum 1974 dogumludur. Isviçrede dogdu. Ögreniminide orada yapti. Elektronik üzerine egitim aldi ve küçüklügünden beri manevi terbiyesini almis , kardeslerinin içinde mücadeleye kendini vermis çevresinide bu yönde tesvik eden bir insandi.

M Kiliç:
Oguzun cepheye gidecegini duydugunuzda tavriniz ne oldu?

M. Sütçü:
Oglumun Müslüman kardesleri için bir seyler yapma istegi her zaman vardi. Çevresinde her zaman topladigi sohbet halkasinda ezilen ve isgal edilen vatanlari ellerinden alinan Müslümanlar için bir seyler yapilmasi gerektigini anlatirdi. Hem ilmi hemde fiili yardim olaylarinda aktif idi. Benim onda en çok sevdigim ve takdir ettigim özelligi ise bu isleri yaparken kendi adini kullanmamasiydi. Örnegin Çeçenistan ile ilgili bir yardim olacaksa kendisi en önde çalisir organize eder . Sonrada gerekeni yapardi sonuçta adini vermezdi bu isler için , riyakarligi sevmezdi her firsattada riyakarsiz ibadetten bahsederdi bize . Böyle bir manevi dinamik içinde yetistiginden ben bir gün olup oglumun mücadele beldelerine gidecegini biliyordum, daha evvel Çeçenistani denemisti ama olmamisti o nedenle üzgündü , günlerce aç susuz kaldigini hatirliyorum bu yüzden. Annesi de bende hiçbir zaman bu faaliyetlerinde oglumuza ‘’Oglum yapma fazla sivrilme sonra basina bir is gelir’’ demedik . Onu engellersek Allah katinda bizim sorumlu olacagimizi biliyorduk. Ama tabi evladimizdi o nedenle iste böyle sehadetin sicakligi vaktinde duygusalligimiz agir basiyor çocuklasiyoruz. ( Agliyor). Somaliyle ilgili haberleri tv lerden takip ediyor ve oradakiler için dua ediyorken Oguz bize gelip Somaliye gidecegini söyledi. Yaklasik iki hafta kadar bir hazirlik ve bekleme süresi sonunda iki arkadasiyla beraber yola çikti. Bu arada sunu söylemekte fayda var , Somali konusunda en çok Cengiz isimli arkadasinin sehadeti onu etkilemisti hatta burada arkadaslariyla beraber Cengiz için giyabinda cenaze namazi kildirmisti. Velhasili biz oglumuz cepheye gittigi için üzülmedik aksine bir sehid kazandigimiz için sevindik bir sehid babasi annesi olmak herkese nasip olmaz o bizim ahirette yüzümüzün aki olacak muhakkak. Gidisine kesinlikle engel olmadik ve dua ettik arkasindan.

M. Kiliç:
Somalide iken kendisiyle görüsmeniz odlumu?

M. Sütçü:
Somalide iken bir görüsmemiz olmadi. Bir ara komsu bir ülkeye geçtiginde bizi aramisti. Durumunun iyi oldugunu bazi kardesleri ile bulusmak için oraya geçtigini söylemisti. Sonradan ögrendik ki Al Maan denilen bölgede isgalcilerle çatismaya girmisler ve bu esnada yaralanmisti oglum , ama bunu bize o an söylemedi ve o süre içinde kisa bir tedavi görüp toparlanmis ve tekrar Somaliye hareket etmis son gidisindede sehit olmus.

M. Kiliç:
Diger çocuklarinizdan birisi de size gelip cepheye gitmek istedigini söylerse tavriniz ne olur ? Engel olurmusunuz sonuçta bir evladinizi sehid verdiniz

M. Sütçü:
Asla ! sadece Oguz degil evlatlarimin hepsi çikip bize gelseler biz cepheye gidiyoruz deseler ve hepsininde sehid olacagini bilsek asla onlara engel olmayiz. Oguz bize gidecegini söyleyip geldiginde daha bize söz hakki vermeden sehid Hattab ‘in söyledigi bir sözü aktardi bize, o an o duygusal anda biz sadece dua ettik oglumuza , bundan sonrada evlatlarimdan isteyen cepheye gidebilir. Zor olsada bu hayatin bir imtihan kapisi oldugunun bilincindeyiz.

M. Kiliç:
Çevreniz nasil karsiladi Oguzun sehadetini ?

M. Sütçü:
Tepki veren çok oldu , izin verdigimiz için bize deli gözüyle bakanlar bile var . Bu isin gereksiz bir sey oldugunu görenlerde azinlikta degil onlar kendilerini hakli görüyorlar , bir önyargi bu , Allahtan onlara hidayet vermesini diliyorum ben. Ama destek olan bu zamanimizda yanimizda olan ve bir evlat kaybetmenin üzüntüsünü degil bir sehid kazanmanin sevincini bizimle paylasan herkesten Allah cc razi olsun.

M. Kiliç:
Mustafa amca , röportaj teklifimizi kabul ettiginiz için ve duygularinizi bize açtiginiz için size tesekkür ediyoruz. Ayrica sicak misafirperverliginiz içinde size ayrica tesekkür ediyoruz. InsaAllah firdevs-i ala’da kardesimiz Oguzla beraber hep birlikte bulusanlardan oluruz.

M. Sütçü:
Bende size tesekkür ediyorum.



OGUZ SÜTÇÜ’NÜN SEHADETINI SILAH ARKADASI ABDULLAH ANLATIYOR
Oguzla beraber yanimizda bulunan Sudan’li , Eritre’li mücahidlerle birlikte Mogadisu’ya yaklasik olarak 12 km mesafede olan ‘’Dahra’’ denilen mevkide ilerliyorduk. Hedefimizde Eritreli mücahidlerin irtibat kuracagi bir köy vardi buradan erzak alip diger mücahid gruplara katilacaktik. Dahra ‘da iken birkaç kere üstümüzden ABD lilerin Awacs uçaklari geçti. Bu uçaklar bölgedeki mücahid birliklerini ve askeri hareketlilikleri merkeze bildiriyor ve o bölgelere asker nakli yapiliyordu. Saklanmamiza ragmen grubumuz tesbit edildi . Ilkinde iki MIG uçagi tarafindan birkaç bomba atildi yaralanan ve sehid olan olmamisti. Ilerlememize devam ettik . Sonra iki uçak daha geldi atis alanimizin disinda oldugundan bir sey yapamadik. Kisa agaçlik bir alanda 19 kisi kendimizi gizledik .Bombardiman çok yogundu. Ilk anda Eritreli gruptan 3 kardesimizin bulundugu çaliligin yanina bir füze isabet etti üç kardesimizde orada sehit oldular. Daha sonra yine Eritreli grubun oldugu baska bir çaliligin yanina bir bomba daha düstü. Kardeslerden sehid olanlar ve yaralananlar oldu. Bu arada yaralanan bir iki kardesin çigliklarini duyduk. Bir tanesi kötü yaralanmisti , bir ayagi dizkapaginin oldugu yerden itibaren kopmus tu ve bu kardes sürünerek baska bir çalinin arkasina geçmeye çalisiyordu. Çok yogun ates sirasinda bir Eritreli ile beraber Oguz kardesimiz yarali olan diger mücahidi kurtarmak için kosmaya basladilar. Oguzun tekbir getirdigini duyuyordum , koruma atesi açip dikkatin onlardan çekilmesini istedim iki kardesle beraber açik alana çikip dikkatimizi üzerimize çekmek istedik havaya bosuna ates ediyorduk mesafemiz kisaydi. O sirada Oguzun bulundugu alana bir roket isabet etti her taraf toz duman oldu çok siddetliydi. Oguzu göremedim ama diger kardesin sürünerek ates alanindan çikmaya çalistigini gördüm . Bombardiman süresince o bölgeye yaklasamadik. Uçaklar en sonunda hiç karsilik verilmedigini görünce çekip gittiler ardindan uzun menzilli top atislari basladi ve bulundugumuz mevki bu sefer kara topçularinin hedefi haline geldi. Arkadaslarla beraber sehid ve yaralilarimizi toplayip bölgeden daha geriye dogru çekilmeye karar verdik. Oguzu o zaman gördüm sehid olmustu.. Bir kum kütlesinin içinde belden asagisi kalmisti silahini siki siki tutuyordu gözleri açikti ve yüzünde bir tebessümle gökyüzüne bakiyordu…


Röportaj : Mustafa Seyfullah Kiliç (Hakka Yürüyüs Dergisi Mayis sayisindan)


 
 
  Bugün 2 ziyaretçi (58 klik) kişi burdaydı! Bu Sitenin Tüm Hakları Helal Olsun.  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=