الله اكبر....
  Melih Elçili
 






Melih Elçili
Çeçenistan
1999



"Türkiye'de ben müslümanım deyip de cihadı düşünmüyorum diyen

 

kardeşlere büyük gaflette olduklarını belirtmek zorundayım.

 

Müslümanların bu zor dönemlerinde cihadı düşünmek zorundalar.

 

Yattıklarında kalktıklarında ve yediklerinde mücahidleri hatırlarında

 

tutmaya mecburlar."

1972 İzmit doğumlu. Anne ve babası ayrı idi. Teyzesinin yanında büyüdü.

 

Gemilerde çalışıyordu ve uzun seyehatlere çıkardı. 1995 yılında İslam'la tanıştı.

 

İslam dinini araştırmaya, Kuran ve Hadis okumaya başladı.

 

Ağustos ayında Bosna Cihadına katılmak için yola koyuldu.

Bosna'da 6 ay kaldıktan sonra savaşın bitmesi ile Türkiye'ye geldi.

1999 yılının Mart ayında Çeçenistan'a gitti. Kendisini burada iyice yetiştirdi. Verilen emirlere harfiyen uyardı. Ekim ayında ağabeyi Faruk Elçili'de İngiltere'den gelip Çeçen Cihadına katıldı. Beraber Dağıstan operasyonuna katıldılar.

Ağabeyi Faruk, hidayetinin 2.ayında şehid düştü.

Çeçen mücahidler 2000 yılında Grozni kuşatmasından sonra Şatoy bölgesine sığınmışlardı. Komutanlar kuşatmayı yarma kararı aldılar. Bunun için önde gidecek beş kişi belirlendi. Bunlardan biri Melih'di. O, bu karara çok sevinmişti. Allah için yapılan işlerde önde olmayı severdi. Mücahid kardeşleri ile vedalaşarak yanlarından ayrıldı.

Yola çıktıktan bir süre sonra çatışma başladı. Aradan 15 dakika geçmişti ki Melih hafif şekilde yaralandı. Bir kaç dakika sonra ise yanına düşen bir havan topu sebebi ile 2 ayağı birden koptu.

Kuşatma yarılmış ve mücahidler dağlara doğru çekilmeye başlamıştı. Melih'i bir battaniyeye koyan arkadaşları onu taşımaya başladılar. Tıbbi yetersizlikten dolayı yaralarına müdahale edilememişti.

Gece karanlığında fener bile kullanmadan ilerleyen mücahidler bir anda etrafa yayılan güzel kokunun sahibini aramaya başladılar. Herkes birbirine bu kokunun sahibini soruyordu. Daha sonra Melih'i taşıyan kardeşlerinden birinin aklına Melih geldi. Allah bazı şehidlere güzel bir koku verdiğini duymuşlardı. Fenerin birini yakıp Melih'in yüzüne tuttular ve Melihin gülümseyen yüzü ile karşılaştılar. Kokunun sahibini bulmuşlardı. Mücahidlerin hepsi bu ibretlik manzara karşısında Rablerine hamd ve tesbihte bulundular.

Melih kardeşimizin ceseti, işgalci Rus kafirlerinin yoğun takibi ve bombardımanı yüzünden defnedilemeden bir ağaç altına bırakıldı. Melih kardeşleriyle bir sohbet esnasında cesedinin kardeşlerine yük olmaması için dua etmişti. Çeçen cihadı boyunca defnedilemeyen tek şehid Melih kardeşimiz oldu. Rabbim onun şehadetini kabul etsin.

 
  Bugün 2 ziyaretçi (32 klik) kişi burdaydı! Bu Sitenin Tüm Hakları Helal Olsun.  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=