الله اكبر....
  Abdullatif Çetin
 





Abdullatif Çetin
Çeçenistan
KADİR GECESİ



Kuşları yetim bırakan yiğide...
Kalemim hüzün döküyor yine
Solgun sayfalara
Belki bir annenin hüznü
Yavrusunun ardından
Belki de şehadetsiz kalan yığınların...
Umutlarıma doğan güneş
İçimi ısıtmaya bile yetmiyor
Gidişinle yeniden yaralanıyor sevdam
Hayaller artık puslu görünüyor...
Ve unutamıyorum ey ŞEHİD!
Dağlara olan sevdanı
Yaralı yüreğini
Gözlerindeki şehadet özlemini
Daralan dünyaya sığmayan,
Alışamayan garip bir yolcuydun sen...
Bir zamanların sevdalılarını
Baharı unutmuş
Sevdasını satmış görmek
Kahrediyor seni...
Gidişini biliyorum ey ŞEHİD!
Melekleri kıskandıran bir mutlulukla
Anneni geride gözü yaşlı
Babanı mahzun bırakarak
Gittiğini biliyorum…
Yolun şehadeteydi senin
Zaten hep öyle olurdu
Sizi iyiler giderdiniz
Ahde vefalılar
Şehadet türküleri söyleyerek
Biz ise şehadeti bekleyenlerden
Olduğumuzdan bile şüpheli
Kalırdık bu basit ve yavan şehirlerde
Yada bize sadece ağıt yakmak kalırdı
Gözyaşı düşerdi payımıza….
Biliyordum, sensiz geçecekti bu bahar
Çünkü dağlarda kuşlarla ağlıyordun sen
Şehadetsiz batan günlere ağlıyordun…
Kurşunlar namlusundan fırlarken gürültüyle
Canhıraş bir feryada tuttu
Gökyüzünü kuşların
Kaçışmışlardı her biri ta uzaklara…
Sevda artmıştı yüreğinde
Sızan kanla beraber
Gözleri kapanırken yavaşça
Şehadetin tadı
Kanının misk kokusu vardı gönlünde
Cennet ise çoktan görünmüştü
Hasretini çeken gözlere… Sonra,
Uzaklardaki anası düştü hayallerine
Kavuşacakları anı düşledi
“Vuslat cennete” deyip
Son bakışı da kapadı dünyaya
Ta uzaklarda ise
Bir bıçak saplandı ananın yüreğine
Düşüncelerini kaplayan,
Anlatamadığı bir his
Kan damladı her hücresinden
Sessiz feryatlara boğuldu ilk defa
Şehadet müjdesi
Seccadeyle buluşturdu alnını
Gözyaşı eksik olmadı bundan sonra
Özlem yüklü gözlerden…
Gökyüzüyle beraber ağladık biz de
Cihadın beşiği dağlar paylaştı hüznümüzü
Senide ekledik yürek albümümüze
Şehadet sıfatıyla andık ölümünü
Annenin etrafı hep Abdullatif’lerle doldu
Yavrumun hasreti var bu gözlerde
Sevdası var bu yüreklerde diye
Sana baktığı gibi baktı
Gözlerimizin derinliklerine…
Ama değişecekti Abdullatif’ler
Her yeni gün…
Anaları cennet kapısında karşılamak için
“Çığlığımız sarsmalı arzı,
Şehadet müjdemizle doğmalı güneş”
Diyerek gideceklerdi bir bir
Senin gibi korkusuz ve mutlu
Ansızın belki de
Ve kanlarıyla ağartacaklardı seherleri
Aydınlatacaklardı solgun yüzleri…

“2002 yılında Çeçenistan’da şehid olan, Suraka mahlaslı Şehid Abdullatif’e ithaf olunur…”

Kaynak: Vuslat Sevdası


 
 
  Bugün 2 ziyaretçi (57 klik) kişi burdaydı! Bu Sitenin Tüm Hakları Helal Olsun.  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=